Havza Haber Ajansı'na göre 13 Ağustos 2026 tarihinde yeni Besic-i Müstaz'afin Teşkilatı Başkanı Hüccet-ül İslam vel-Müslimin Hüseyin Tayyib'in büyük taklit mercileri, alimler ve havza büyükleri ile yaptığı görüşme daha çok tebrik ve stratejik tavsiyelerden oluşan bir görüşme olmaktan ziyade ortak bir gerçeği hatırlatıyordu. Besic, İslam İnkılabı için sadece bir kuruluş değil, aynı zamanda bir sosyal sermayedir.

Her Gün Uzayan Mübarek Bir Ağaç
Ayetullah el-Uzma Mekarim Şirazi, Besic'i halkın ve ülkenin yıllar boyunca meyvelerinden istifade ettiği "şecere-i tayyibe" (mübarek, güzel bir ağaç) olarak nitelendirdi. Bu ifade, belki de her şeyden çok, Besic'in bugünkü sorumluluğunu daha da ağırlaştırıyor. Sürekli meyve vermeye devam etmesi ve kendisini toplumun güncel ihtiyaçlarıyla uyumlu hale getirmesi gereken bir ağaç.

Her İranlı Bir Besicî
Ayetullah el-Uzma Subhani ile yapılan görüşmede, belki de bu görüşmelerin ortak ufku olarak değerlendirilebilecek bir noktaya gelindi.
Ayetullah el-Uzma Subhani Besic'i halk ve inkılap için Allah'ın bir lütfu olarak nitelendirdi ve çeşitli yetenek ve erdemlere sahip insanların yetiştirilmesi gerektiğini vurguladı. Öte yandan Besic Başkanı'nın yanıtı da aynı ufkun bir resmiydi. On milyonlarca "can feda" kaydı sadece bir rakam değil, Besic'i bir yapıdan ulusal bir kültüre dönüştürebilecek muazzam bir kapasitenin işaretiydi.
Belki de "Her İranlı, bir Besicî" tam olarak bu anlamı taşımaktadır. Besicî olmak, bir organizasyon unvanı olmaktan çok, bir yaşam tarzı ve sosyal sorumluluktur. Yani herkes nerede olursa olsun, savunma, açıklama, hizmet etme ve İran'ı inşa etme konusunda bir paya sahip olmalıdır.

Güçlü Olmak "Ruh Hali" ile Başladı
İlim Havzası Müderrisler Cemiyeti Başkanı Ayetullah Seyyid Haşim Hüseyni Buşehri ile yapılan görüşme, aynı gücün başka bir anlatımıydı.
Ayetullah Seyyid Haşim Hüseyni İran'ın büyük ilerlemesinin çoğunun "Besic" adı verilen ruh halinden kaynaklandığını belirtti. Bu ruh hali, cihad, sorumluluk bilinci ve halkın aktif katılımıyla şekillenmiştir.
Ayetullah Hüseyni'nin sözleri aslında net bir formül hatırlatmasıydı: "Birçok büyük güç, sermaye ve ekipmanla inşa edilirken, İran'ın gücünün önemli bir kısmı, zor işleri yapmak için Besic ruhlu gönüllü insanlardan kaynaklanmaktadır ve onlar (görevlerini yapmak için) kimseyi beklemezler."

Derin Bir Görev
Hz. Masume (s.a.) Türbesi'nin Mütevellisi Ayetullah Seyyid Muhammed Saidi ile yapılan görüşme önemli bir noktadan başladı: Besic sadece zor günler ve kriz alanları için değildir; yaşamı da daha iyi hale getirmelidir.
Ayetullah Saidi Besic'in toplumda neşe ve canlılığın daha fazla görünmesini sağlaması gerektiğine vurgu yapması, aslında daha derin bir görevin hatırlatıcısıdır. Eğer Besic düşüncesi halkın yaşamında yer alıyorsa, umut, neşe, dayanışma ve hareket yaratabilmelidir.
Cami İnsanların Yeniden Birbirlerini Bulduğu Yer
Bu bakış açısında, caminin Besic programlarının merkezine geri dönmesi yalnızca örgütsel bir karar değil sosyal gücün köklerine dönüştür.
Cami, insanların öncelikle bir oluşumun üyesi olmadan önce "komşu", "aynı mahalleden" ve "ortak kaderden" oldukları yerdir. Eğer Besic, camiyi yeniden insanların toplanma, diyalog kurma, sorun çözme, hizmet etme ve sosyal eylem alanı haline getirebilirse, aslında büyük bir sosyal ağı aktif hale getirmiştir.
Bu ağın ana sermayesi ise binalar ve olanaklar değil, insanların birbirine duyduğu güvendir.

Farklı Eğilimleri ve Grupları Besic'de Toplamak
Hüccet-ül İslam Hüseyin Tayyib de bu görüşmede farklı eğilimleri ve grupları Besic'de toplamanın önemini vurguladı. Bunun anlamının yalnızca bir yapının geliştirilmesinin ötesinde olduğunu belirtmek gerekir. Sosyal güç, çeşitli güçlerin çokluğundan oluşur, tek tip olmaktan değil.
Geleceğin Besic'i gençlerin ve deneyimlilerin, cami ve üniversite mensuplarının, girişimcilerin ve cihadçıların, sanatçıların ve öğretmenlerin, uzmanların ve esnafın her biri kendi yetenekleriyle ortak bir noktada buluşabileceği yer olabilir. Güçlü İran, umut dolu toplum ve halkın sahada olmasıyla gerçekleşir.
Durmayan Bir Halk Teşkilatı
Belki de "Besic düşüncesi" ile sıradan bir teşkilat arasındaki önemli fark burada ortaya çıkmaktadır. Besic Teşkilatı halkı kendisi için toplamak üzere değildir; kendisini halkın sorunlarını çözmek için büyütmelidir.
Besic, camiden başlar, ancak camide durmaz. Mahalleye, okula, üniversiteye, pazara, medyaya, çalışma ortamına ve kamusal olan her yere ulaşır.
İnsanlar bir mesele için bir araya gelebildikleri ve onun bir kısmını kendileri çözebildikleri her yerde, bir toplumsal güç çekirdeği oluşmuştur.
"Üyelikten" "Katılıma" Geçiş
Bu belki de Besic düşüncesinin yeni yönü "Kaç üyemiz var?" sorusundan "Kaç insanı inşa etmek, çözmek ve umut yaratmak için sahaya çıkarabildik?" sorusuna geçiş yapmaktır.
Bu anlamda Besic, yalnızca bir örgüt değil, aynı zamanda "halkın varlığının mimarisidir"; camiyi bağlantı noktası, halkı sermaye, çeşitliliği fırsat ve hizmeti ortak dil edinen bir mimaridir.
O zaman "Her İranlı bir Besicî'dir" sadece bir slogan değildir. Yani her İranlı, bu sahanın bir yerinde İran'ı daha iyi hale getirmek için bir rol bulabilir.

Düşmanın Nefesini Kesmek Gerekir
Anayasayı Koruma Konseyi fakihlerinden ve Tahran geçici Cuma İmamı Ayetullah Seyyid Ahmed Hatemi ile yapılan görüşmede, sahanın düzenindeki değişim ve bölge ile dünyadaki yeni gelişmeler konuşuldu.
Ayetullah Hatemi açısından Silahlı Kuvvetler Başkomutanı olan değerli Rehber'in son atamaları düşmanla mücadele için yeni bir düzenin oluşmasının işaretidir. Düşmanın umudunu umutsuzluğa dönüştürmesi gereken bir düzen.

Gücün ve Direnişin Anlatısı
Hüccet-ül İslam vel-Müslimin Tayyib de Ramazan Savaşı'nın ardından ve dünyadaki son gelişmelerle birlikte oluşan tablodan söz etti: "Bugün İran milleti, dünyadaki pek çok insanın gözünde, aynı anda hem mazlum hem de güçlü görünen bir millettir. En zor sahalarda ayakta duran ve gücünün anlatısını dik duruşuyla pekiştiren bir millet."

Cemkeran Camisi'nden Zuhur Meydanına
Mukaddes Cemkeran Camisi'nin Mütevellisi Hüccet-ül İslam vel-Müslimin Seyyid Ali Ekber Ocaknejad ile yapılan görüşme, resmi bir görüşmenin ötesindeydi. İnsanları büyük bir geleceğe hazırlaması gereken cami hakkında bir diyalogdu.
Cemkeran Camisi yalnızca ziyaret için mukaddes bir mekân değildir. İman, umut, terbiye ve toplumsal eylemin bağ kurduğu bir nokta olabilir. Bekleyişin zihinsel bir kavramdan bir yaşam tarzına ve toplumsal sorumluluğa dönüştüğü bir yer.
Zuhura Zemin Hazırlama
Bu bakış açısıyla, zuhur için zemin hazırlama yalnızca zuhur hakkında konuşarak gerçekleşmez. Bekleyen toplum, insanları hazır, sorumlu, umutlu, yetkin ve rol oynayabilen toplumdur. Her kesim ve her birey, kendi yeteneği ölçüsünde, zuhur çağına layık bir toplum inşa etmede pay sahibi olabilir. Hizmet ve imardan ilme, kültüre, aydınlatmaya, savunmaya ve halkın meselelerinin çözümüne kadar...
Halkın ve Sahanın Bağlantı Halkası
Bu nedenle, Besic programlarında caminin kilit rolüne yapılan vurgu, kurumsal bir iş birliğinin ötesinde bir anlam kazanır. Cami, halk ile onların rol oynama sahası arasında bağlantı halkası olabilir ve Cemkeran, bu süreçte "Mehdi inancı"nı "Mehdi'ye yardım etme"ye dönüştürmek için ulusal bir model sunabilir.
Bu yolda Besic de halkın çeşitli kesimlerini sahaya çıkarmak için geniş bir kapasiteye sahiptir. Besic, Mukaddes Cemkeran Camisi'nin manevi ve terbiye edici konumuyla bir araya geldiğinde, hazır ve rol üstlenebilen insanlardan oluşan bir ağ oluşturabilecek bir kapasite geliştirebilir. Öyle insanlar ki intizarı oturarak değil, inşa ederek, hizmet ederek ve toplumu vaat edilen geleceğe hazırlayarak anlamlandıran insanlar.

Ortak Bir Ufkun Başlangıcı
Bu görüşme, ortak bir ufkun başlangıcı olabilir. Cemkeran Camisi ve Besic'in, Mehdiyar (İmam Mehdi'ye yardımcı) yetiştirmek ve organize etmek, halkın çeşitli kesimlerini aktifleştirmek, bekleme kültürünü yaymak ve onu toplumsal eyleme dönüştürmek için kapasitelerini yan yana getirdikleri bir ufuk...
Besic ile Mukaddes Cemkeran Camisi'nin ortak faaliyetleri, aslında daha büyük bir hedefi ilan etmektir. Halkı sadece zuhuru bekleyen değil, zuhura hazır olan ve onun ideallerini gerçekleştirmek için rol oynayan bir toplum inşa etmek.
Her İranlı Bir Mehdiyar
Eğer "Her İranlı bir Besicî'dir." olacaksa, daha yüksek bir ufuk da görülebilir: Her İranlı bir Mehdiyar, her cami bir rol oynama merkezi ve her insan, bekleyen toplumu inşa etmede bir pay sahibidir.
yorumunuz